Kayıtlar
Camiu sena ala'llah... Yusuf b. Nebhani
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
VELÎLERİN VİRDİ VE HAKİKATİN NİDASI
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
"İslâm mâneviyat tarihinde velîlerin / ermişlerin hayatı, sadece zühd / asceticism (dünyadan el çekme) ve mücahede ile değil, aynı zamanda kalplerinden dillerine süzülen ve 'Hakk’a vuslatın / reaching anahtarı' kabul edilen hususi dualar ve virdler / regular prayers ile mücehhezdir." Bu dualar, kulun kendi acziyetini / helplessness itiraf etmesi ve İlâhî azamet karşısında bir "hiç" olduğunu idrak etmesi esasına dayanır. Kaynaklarda velîlerin, hem kendilerinin devam ettiği hem de müridlerine ısrarla tavsiye ettiği dualar, mânevî birer reçete hükmündedir,,. Velîlerin Dilinden Düşürmediği Temel Dualar ve İlticalar 1. Musebbiât-ı Aşere (Onlu Tesbihler) Molla Câmî’nin Nefahâtü’l-Üns eserinde belirttiği üzere, İbrahim Teymî (k.s.) gibi pek çok büyüğün devam ettiği bu dua demeti, Fatiha, Felâk, Nâs, İhlâs, Kâfirûn sûreleri ve Âyete'l-Kürsî’nin ardından şu şekilde tamamlanır: Arapça Metin: "Subhânallâhi vel-hamdülillâhi velâ ilâhe illallâhu vallâ...
Muhyiddin İbn Arabi dua, salavat ve ahzabından
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
صلوات الشيخ الأكبر الصلاة الفيْضيّة ﴿بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ﴾ اللَّهُمَّ أَفِضْ صِلَةَ صَلَوَاتِكَ، وَسَلاَمَةَ تَسْلِيمَاتِكَ، عَلَى أَوَّلِ الْتَّعَيُّنَاتِ الْمُفَاضَةِ مِنَ الْعَمَاءِ الرَّبَّانِي، وَآخِرِ التَّنَزُّلاَتِ الْمُضَافَةِ إِلَى النَّوْعِ الإِنْسَانِي، الْمُهَاجِرِ مِنْ مَكَّةٍ كَانَ الله وَلَمْ يَكُنْ مَعَهُ شَيْءٌ ثَانٍ، إِلَى مَدِينَةِ وَهُوَ الآنَ عَلَى مَا عَلَيْهِ كَانَ، مُحْصِي عَوَالِمِ الْحَضَرَاتِ الإِلَهِيَّةِ الْخَمْسِ فِي وُجُودِهِ، {وَكُلَّ شَيْءٍ أَحْصَيْنَاهُ فِي إِمَامٍ مُبِينٍ}، وَرَاحِمِ سِائِلِي اسْتِعْدَادَتِهَا بِندَاهِ وَجُودِهِ {وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلاَّ رَحْمَةً لِلْعَالِمِينَ}، نُقْطَةِ الْبَسْمَلِةِ الْجَامِعَةِ لِمَا يَكُونُ وَلِمَا كَانَ، وَلَفْظَةِ الأَمْرَ الْجَوَّالَةِ بِدَوَائِرِ الأَكِوَانِ، سِرِّ الْهُوِيَّةِ الِّتِي فِي كُلِّ شَيْءٍ سَارِيًةٌ، وَعَنْ كُلِّ شَيْءٍ مُجَرَّدَةٌ وَعَارِيَةٌ، أَمِينِ الله عَلَى خَزَائِنِ الْفَوَاضِلِ وَمَسْتَوْدَعِهَا، وَمُقَسِّمِهَا عَلَى حَسَبِ الْقَوَابِلِ وَمُوَزِّع...